Nefis Virajı

Tanrının bolluğu vedalarla yağıyor üzerime, içimdeki salâ artık yatsı ezanı.

Doğrularım dokuz köyden bertaraf, kusurlarım halka açık sergilerde cadı kazanı,

Kaynıyor nefs-i emmaremde fikirler, uzanıyor bir el halkın içinden hak’kın dışına çekmek için,

Ya Tanrı bana dur desin! Hak sayayım bütün haksızlıkları,

Ya da arsızlığın elinden tutup nar ağacımı kavağa, gönül bahçemi batağa çevireyim, hiçbir nar yetişmesin toprağımda.

Kadavralar Mahalli (3)

Kadavralar mahallinde üçüncü nefes, kırık bir soluk,

Hasretine bile gönenmekten ne duvar yüzümde soğuk ne bahçe sonbahar,

Senin gözlerinde gördüm Cahit ziyan diyarında,

Cahit’in sözlerinde okudum sen adında yankılar büyütmüş parmak uçlarında,

Şiir borç diye dilinde bir yalan, haddi zatında şiir sana ulaşmadığından lafügüzaf,

Vakit, düğümlediğim mısraları gökyüzüne bir dua gibi bırakma vakti,

Rab bilir gönlümde duran aşk ibadetini, O’na ulaşır bu sessiz figan,

Ruhum rüsva, kurtuldum sandığım topraklar içimde şimdi bir gurbet türküsü,

Sapakları farklı bir hezeyan, sokakları ayrı bir karanlığın simgesi,

Kıvrılıp kalırım tebessümüne ve yeniden canlanıyor dövdüğüm dizlerimde papatyalar, çöl masalları,

Zatın gözlerimde kimsesiz, çaresiz, hemhal diyarındaki Cahit ile,

Önüne geçemiyorum geçmiş zaman bedellerinin, elimi sana uzatamıyorum,

Kül olmak yakışıyor içimdeki meftuna, yangının içinden yükseltiyorum ikimizi bir dua ile semaya.

Mahal-i Kadavra (2)

Kadavralar mahallinde ikinci bahar, dilimin artık sessizlik ile arası bozuk, Yüzümü yasladığım duvar yer ile paralel, bahçemdeki ağaçlar ölü toprağa dikilmiş gibi soluk. Sorgusu bitti üstüne toprak attığım yılların, üstüne üstlük iki çift laf edecektim; Acem diyarındaki kurt ile kuzu savaşa tutuştu, söyleyemediğim ne varsa boğazımda yara artık. Vakit akşamüstü beş, öğlenden kalma bir şiir yarım bıraktı, ölmeyi başaramadım hiçbir mısrada, şiirden borç mu olurdu da yükledin bu küfeyi sırtıma? Her şubat altında eziliyorum kelimelerin, içimde hevesin zerresi yok, bitirmek istemediğim cümlelerim ve hâlâ toprağından solumak istediğim nefretim var ama bu borç beni yiğit yapmıyor, kamçısı nefsimin şeytanlığına değsin, noktasını ben koyarım, yine ben kötü olurum sonlarında dizelerin. Artık ne dövdüğüm dizlerimde papatyaları ne de çöl masallarını seviyorum, burnumdaki zifiri ölü kokusu ve içimde yok olmak için dilden geriye saydığın kadavralar canımı acıtmıyor. Kabuğuna çekilmiş bir beşeriyim, kaderime kafa tutmak haddim değil lakin kara kayalar ardında da hasret çektiremem yüreğime, kendimi düşünür bencilliğimi gösteririm tüm cihana gögsümü gere gere. Gönlümden geçirdiğim hayallerin şirazesi bozulalı ve kalemimin amacından sapıp keskin sapaklarda nefret ile tanışalı bir hayli zaman oldu, vakit çoktan doldu, gönülde gam var artık özgürlüğüme gem vuramam. Boğazımdaki bir yaradan kurtulmak istiyorum;

” Ellerini bir daha uzatma, gökyüzümü kapatıyorsun. ”

” Artık özgürüz” dedi kalemim, cümle sonunda nefes aldığımı hissettim.

Kadavralar Mahali

Kadavralar mahallinde sessizliğe büründüm,
Yüzümü yasladığım duvar, bahçedeki kayın…
Üstüne toprak attığım yıllar hesaba çekiyor
İki çift laf edecekmişim,
Acem diyarında kurtla kuzu ağzımdan çıkacaklara kulak kesmiş,
Ben ise ikindi vakti stor perdenin zincirine asacağım şiirin üryan bir mısrasında can vermeye çalışıyorum.
Se(n)si(m)ne borcummuş,
Şiirden borç mu olur?
Hem düğümlemedin mi en güzel mısraları
Okşamadın mı hasretin buz dağını ekseriyetle sen?
Ben ben yanını tamamladım
Sen sen yanınla nemsin? Neredesin?
Toprağından toplamayı garipsiyorum kelimeleri,
Kurutuyorum nazını,
En kötüsü kurtuluyorum bu şiirin sazlı sözlü aşk eğlencesinden.
İki çift laf edecekmişim, bak sen…
Ben dövdüğüm dizlerimde papatyaları, çöl masallarını seviyorum.
Burnumda zifiri ölü kokusu,
Ve sen perdeye asılmak için dilden geriye kadavra sayıyorsun,
Mısralar yitiyor yaşın bir artarken,
Bu şiir ölü kokuyor.
Bir şey söylemeliyim, herkes bekliyor;
” Bu perde penceresiz “
Nefret bünyesinde, kinin gölgesinde ve aşktan uzak.

” Yine hangi düşün kumarı bu yırtılan delik deşik. ”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑