Yazı klubü ( Katılmak isteyen okusun )

Hepinize merhaba arkadaşlar, bundan yaklaşık olarak 4 ay önce kurduğumuz ve aktifligini halen sürdüren bir whatsaap grubumuz var, ismi yazı klubü. Içerisinde 10 kişi bulunan bu grupta, kendi yazdığımız yazıların analizini yaptığımız, fikir alış verişi yapabildiğimiz, siirlerin ve edebi metinlerin yazılıp hatta seslendirdigimiz bir grup 😊 İçeride bulunan arkadaşlarla konuşup grubumuza siz yazar arkadaşlardan isteyen olursa dahil etme konusunda karar kıldık, hem sizin için hem bizim için yararlı olabileceği hakkında arkadaşlar ile hemfikiriz 😊 Peki nasıl katılabilirim derseniz ister “05393366198” numarasına mesaj atabilir ister ınstagramdaki arama butonuna ” Daginikyasayanadam” yazarak bana ulaşabilir ve mesaj atabilirsiniz  😊 Hepinizi bekleriz, unutmayın yazılar paylaşınca güzeldir 😊 

Reklamlar

Ölümle Dans

Bazı cümleler yaşadıklarınızdan daha çok dokunur kalbe, bir de söyleyen değer verdiğiniz bir insansa şayet, ölümle dans etmek gibi. Bu kaçıncı dansım bilmiyorum fakat ölmedim,eksildim.Gerçekler her zaman iyi olmayabiliyor, siz farkında olduğunuz halde dibe ittirebilmişken, kendinize söylediğiniz bir yalan eşliğinde saf dışı bırakabilmişken gerçekleri, bir gün bir sevdiğiniz gün yüzüne çıkarabiliyor.Duymak istemediğiniz bir gerçeği ağzınıza tıkıştırıp , yutmanızı bekleyebiliyor. Gevelemeyin gerçekleri agzınızda,acısını daha da fazla bırakmasın damağınızda,yutun.Ve susun sesinizi çıkarmayın, yuttugunuz gerçeklerin acısında kavurulurken diliniz, öfkenizle birleşip sevdiklerinizi kırmasın sakın. Ben bir yalana inanıyorum, gerçekleri saf dışı edebildiğim , akıl odalarımın dibine ittirebildiğim bir yalana. Bazen gün yüzüne çıkıyor,kalemime doluyor, sonra gidiyor.Bana da ilham oluyor işte.Ama güzel bir yalan ,inandığım,içimde en ufak bir kuşkuya yer bırakmayan, teslim olduğum bir yalan.

 O gemi bir gün gelecek 🌼

Bir Umut Vardır ( Alıntı )

Karabela filminden bir alıntı olarak paylaştığım bu video belki bir çoğumuza bir felsefe , bir umut ışığı olabilcek nitelikte. Ben çok beğendim sizlerle paylaşmak istedim, beklediğiniz ne varsa nefes aldığınız sürece bir umut var demektir 🌼 Unutmayın ” Palyaçolar yalan söylemez ” 💚

İstek Üzerine Öneri

Hepinize merhabalar arkadaşlar 🤗 Güzel bir hafta sonu geçiriyor olmamız dileğiyle sizlere bir okuyucumun isteğinden bahsetmek istiyorum. Bir çoğunuz ( hatta benim tahminimce hemen hemen hepiniz ) kitap okuyan insanlarsınız, okuyucum sizlerin okuduğu ve beğendiği kitapların isimlerini bu gönderi altında paylaşmanızı rica etti. Uzun zamandır böyle bir gönderi paylaşmak istiyordum fakat içinde bulunduğum durumlar biraz karışıktı kısmet bu güzel güne nasipmiş 😊 Okuyucum bu istediğini kırmayıp bu gönderiyi paylaşırken benim önerilerimi de aşağıya bırakıyorum 😊 

Not; Aslında sadece isteği isteyen okuyucumun değil hepimizin için verimli olacağı ve karşılıklı fikir alış- verişi yaparak hepimize katkı sağlayacağı bir gönderi olacağından da şüphem yok 😊

Benim önerilerim;

1- Ahmet batman – Gökyüzüne not, Bana ikimizi anlat 

2- jojo moyes – Senden önce ben 

3- Stefan zweig – Santraç, Ay ışığı sokağı 

4- Hemingway – Yaşlı adam ve deniz 

Şiir kitabı olarak;

1- Haydar ergülen- Üzgün kediler gazeli, keder gibi ödünç, zarf ve Kırk şiir ve bir

2- Şükrü erbaş- Yaşıyoruz sessizce 

3- Özdemir asaf- Dokuza kadar on 

Umarım okuyucumun beklentisini karşılayan ve hepimizin faydalandığı bir gönderi olur, keyifli okumalar😊 

Kasım Yağmurları 

Durduramıyorum kalemi, yazmak istemesemde göz kırpıyor ya masanın kenarından, beklememiz lazım dedikçe sevgi seline boğasım geliyor satırlarda seni, anlamıyor, anlatamıyorum, sana çekmiş. Yazdıkça soğumaktan, beklemekten, senden vazgeçmekten korktuğumu anlatamıyorum, anlamıyor. İnsanın sırdaşı kalemi olmaya görsün, sanki benden fazla tanıyor gibi seni, esir alıyor parmaklarımı da yazmadan uyutmuyor geceleri. Şimdi kasım yağmurlarının ıslattığı sokaklardan sonbaharın son yapraklarının kokusu dolarken ciğerlerime açık penceremden, sana bir buket daha bırakmamak, cocukluğumdan kalan alışkanlıklardan vazgeçmeye eş değer, vazgeçemem. Sen kasım yağmurları gibi huzurla doldururken içimi , ben dökülen yapraklara nispet bahar gibi beklerim seni,çocukluk işte, vazgeçilmiyor. Küçükken en çok salıncakta sallanmayı severdim mesela, ne kadar hızlı sallanırsam gökyüzüne o kadar çok yaklaştığımı hatta bulutlara dokunabileceğimi sanardım, öyle olmuyormuş ama bazı şeyler hep çocukça kalıyormuş. Seninle bir parkın kamelyasından bakmıştık gökyüzüne , şimdi ne zaman bir park görsem oynayan cocukların neşesinde bir parça senin sesini duyuyor gibi kulaklarım, çocukluk işte, vazgeçilmiyor. Ne çocukluktan, ne kasım yağmurlarının huzurundan, ne dökülen yaprakların kokusundan ne de seni yazmaktan vazgeçilmiyor. Biz yazar adamız vesselam, beklemeyi biliriz, gelmeyeceğide, olsun. Vazgeçilmiyor.

K.K’YA SON BUKET

Bu sana yazdığım son sevgi buketi, konuşmamız gereken şeyler var ama cesaretimiz yok.Sana yazdığım onlarca metinden farklı olarak yazıyorum bu sefer, öyle afilli kelimeler yok,çelişkide bırakan cümlelere yer hakkı tanımıyorum bu satırlarda.Unutmadım, ya da unutmak için en ufak bir çaba sarf etmedim adını,sanki hiç gitmemişssin gibi yaşamaya devam etmekten başka bir seçenek sunmadım kalbime, başka insanlarda aramadım sende bulduklarımı.Oturduğumuz kafenin ismini verdim sensiz kutladığım yıl dönümümüzde aldığım kuşa,Eylül.Seninle konusuyormuş gibi konustum her sabah, günaydınla başlayan muhabbetimiz iyi gecelere kadar sürüyordu aynı evin içinde. Gökyüzüne eylülle baktım, seninle izlemeyi plandığım ne kadar film varsa eylülle izledim.Hatırlarsın menemen yemiştin o cafede yanımda, ben ise sadece çay içmiştim, utancımdan yemek bile yiyememiştim karşında, 9 aydır çok sevmeme rağmen menemen yemedim ve hiç bir sofradan tam doyarak kalmadım. Yanındayken içtiğim çayın tadını da hiç bir demlikte bulamadım. Senden sonra 45 metin yazdım sana, ” böyle seven kaldımı ” , ” aşkın ne kadar saf ve derin ”, ” Sen bu kızı sevmeye devam et,bizde bu harikaları okumaya devam edelim”, gibi onlarca yorum ve mesaj aldım. Hepsi benim için değerli ve bir o kadar da anlamlı cümlelerdi, bu çabam, bu başarım benim olduğu kadar seninde eserindi,bilmiyorlar. Ben hep bekledim, beklerimde bilirsin, seni sevmekten vazgeçmedim geçmemde. Çünkü sen benim hem ” Aşkçı başım ” hem de ” İlham kaynağım”sın. Yazılarımı okuduğunu biliyorum, bunu da okuyacaksın ona da eminim ve bu yüzden sen bu satırları okuduktan sonra en ufak bir inancın varsa biz adına çekinme, ben bıraktığın gibi bekliyorum.Ve sen gelene kadar bir daha elime bu kalemi almayacağım. Gelirsen, yazmaya devam edeceğim, gelmezsen bu yazarlık gömleğini üzerime giymeyeceğim.İlk defa bu kadar saf, bu kadar duru bir şekilde yazdım anlatmak istediklerimi sana, 46 oldu bununla beraber anlamını sen zaten biliyorsun o yüzden uzatmayacağım. Bugün 31.10.2017,günlerden salı saat 20:17,ben mücahit serin, seni seviyorum. K.K.

Edit : Yazmayacağım demiştim, gel de anlat gökyüzüne, sözümü tutamadım, yazdım.

İki Arada Bir 💚’te 

Araftayım yarım aydır, iki arada bir kalpte kaldım. Yüzümden düşen bin parçadan kayıplar var, tamamlayamıyorum. Oysa iğne atsan yere düşmez bir kalabalıkta rastlamıştım sana , şimdilerde rüyalarım kadar yalnız ve yakınken bana , kaybediyorum. Kontrol edemediğim bir hikaye içinde kendi sonumu yazmaya çalışmak kadar imkansız parçalarımı tamamlamak, sonum kayıp, bulamıyorum. Yalanlarla sarılı saatler,geçen zamanın dili ağır, her saniyede yüzüme vuruyor kayıplarımı. Benim kanım kaynarken yokluğuna, senin ruhunun duymadığından bahsediyor duvarlar, çileden bile çıkamıyorum. Güneş yeniden doğacak cümlesindeki umuda bel bağlandığımdan beridir ay hiç batmadı, sen yokken güneşe hasret çekemiyorum. Yüzümden düşen bin parçadan sen kayıp, gülemiyorum. Kasım yağmurlarının fragmanı gibi bu ekim ortasındaki yalnızlık , parçalı bulutlu gökyüzüm, yağmur olup yağasım var icimdeki fırtınanın üzerine , damla damlayım, yağamıyorum.

Eylül’ü Tükettim

Sensizken kurduğum hayalleri bir kenara bıraktım. Yapamıyorum ,dayanamıyorum kelimelerinin üzerlerini örttüm dün sabah. Eylül’ü tükettim,ekime bu hazırlık. Elime tutuşturulmuş heybe’den çıkan yeni umutların yazılı olduğu bir yığın notlar arasında kaybettim seni sardığım şiir’i, karma karışık bir şehirin ortasında  kaybolmuş çoçuktan farklı hissetmiyorum. Şiir’im kayıp, sen kayıp, ben aynı eksen etrafında dönmekten başka bir çaresi olmayan ay kadar çaresiz, bu çaresizliğin doğurduğu mecburiyette sana aşığım. Şimdi gel gör ki kol saatim bile bozuk, saatlerin bir önemi olmasa da, tarihleri kazıdığım takviminden takip ediyorum mevsimlerin değişimini. Mevsimler bile değişebiliyorken 3 ay’da bir , aylardır senden öteye gidemedim.Ani kararlar almaya alışık bir ruh haline sahipken, tükettiğim eylül içinde hapsolmak, garip. Durumdan şikayetçi bir tavır sergilemiyor parmaklarım. Yazdıkça yazasım, yazıklarımın arasında ince bir çizgi üzerinde yüremeye çalışan ayaklarımın düşmekten kokrmadığını anlatıyor gibi satırlarım. Eylül’ü tükettim, ekime bu hazırlık.

Konuşmamız Gerek 

Konuşmamız gerek baharlarla, ilk veya son fark etmez. Hesabını sormamız lazım bu yağmurların arkasındaki sırılsıklam kalan ayrılıkların hesabını sonbahardan, ögrenmemiz gerek nasıl bu kadar huzur dolu olduğunu ilkbaharın. Bir tarafım ayrılık iken bir tarafım huzur dolu , ortası olmasada net olan tek şey  hayallerimin ıslaklığı, kurumuyor. Konuşmamız gerek gökyüzüyle, gündüz veya gece fark etmez. Benim sormaya cesaretim hiç olmadı güneşe bana neden doğmadığını. Ay bana yaz gibi gülümserken, güneş neden kış kadar katı? Bir tarafım küs kalbime diğer tarafım dost, ortasını bulamasamda bildiğim tek şey gecelerim sen, vazgeçemiyorum. Ve konuşman lazım, konuşman gerek , konuşmalısın benimle, zaman fark etmez. Sen yokken nasıl başarabildiğimi seninleyken seninle dolmadığım kadar seninle dolu olduğumu. Susuyorken nasıl olabiliyorda kağıtlara seni anlatabiliyor olmamı, öğrenmen gerek. Bir tarafım seninle dolu, bir tarafım yine sen. Ortası yalnızlık.

Geceye Bir Fon bırak #2

Geceye bir fon müziği bırak serisinde sizler için seçtiğim ikinci parça bu sefer “Yeşil deniz” adlı dizinin “Kaybolalım” isimli şarkısının fon müziği. Arkaya bir de “Ney” eklenince ortaya muazzam bir eser ortaya çıkmış, bunu da sizinle paylaşmak istedim. Umarım sizlere ilham kaynağı olur. Keyifli dinlemeler 😌